<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>ARAŞTIRMA VE ENTERASAN OLAYLAR</title>
        <description>Araştırmak ve öğrenmek en büyük tutkumdur.Tabi ki  bir de FENERBAHÇE tutkusu..</description>
        <link>http://bloving.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 10 Jan 2009 03:29:48 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Gripken aspirin içmek öldürebiliyor!</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/gripken-aspirin-icmek-oldurebiliyor_33053391.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/gripken-aspirin-icmek-oldurebiliyor_33053391.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Prof. Dr. Ahmet Rasim K&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;kusta'nın yazısı &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kışın &amp;ccedil;ocuklarda ve gen&amp;ccedil;lerde g&amp;ouml;r&amp;uuml;len, &amp;ouml;l&amp;uuml;m ihtimali y&amp;uuml;ksek bir hastalık da Reye Sendromu&amp;rsquo;dur. Reye Sendromu, pek &amp;ccedil;ok organı ilgilendirse de, karaciğerde yağ birikimi, beyin i&amp;ccedil;i basın&amp;ccedil;ta aşırı y&amp;uuml;kselme hastalığın temel &amp;ouml;zellikleridir. Sendrom daha &amp;ccedil;ok grip nedeniyle aspirin alanlarda ortaya &amp;ccedil;ıkar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ge&amp;ccedil;en hafta biri doktor olan iki gen&amp;ccedil; insanın y&amp;uuml;ksek ateşli solunum yolları enfeksiyonundan sonra yaşamlarını yitirdikleri gazetelerde ve televizyonlarda yer aldı. &amp;Ouml;l&amp;uuml;m nedenleri hen&amp;uuml;z kesin olarak belli olmayan bu kişiler belki de Reye Sendromu&amp;rsquo;nun kurbanlarıydı. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml;, bu tablo en &amp;ccedil;ok grip nedeniyle aspirin ve diğer salisilat i&amp;ccedil;eren ağrı kesici-ateş d&amp;uuml;ş&amp;uuml;r&amp;uuml;c&amp;uuml; ila&amp;ccedil;ları alanlarda ortaya &amp;ccedil;ıkar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1963&amp;rsquo;DE TANIMLANDI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reye Sendromu, ilk kez 1963 yılında Avustralya'lı bir patalog olan Dr. Reye tarafından ayrı bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle beraber, grip, soğuk algınlığı ya da su&amp;ccedil;i&amp;ccedil;eği gibi viral enfeksiyonlar nedeniyle aspirin kullanan &amp;ccedil;ocuklarda ve gen&amp;ccedil;lerde risk &amp;ccedil;ok y&amp;uuml;ksektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir araştırmada Reye Sendromu olan &amp;ccedil;ocukların y&amp;uuml;zde 90'ının aspirin almış oldukları belirlenmiştir. Ger&amp;ccedil;ekten de Reye Sendromu&amp;rsquo;na grip salgınlarının daha &amp;ccedil;ok g&amp;ouml;r&amp;uuml;ld&amp;uuml;ğ&amp;uuml; aralık, Ocak, Şubat gibi kış aylarında daha &amp;ccedil;ok rastlanır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BULANTI, YORGUNLUK YAPAR &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reye Sendromu, grip gibi bir ateşli viral enfeksiyondan 1-14 g&amp;uuml;n sonra iki aşamalı bir .. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/gripken-aspirin-icmek-oldurebiliyor_33053391.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 07 Jan 2009 08:37:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>14 yıl daha genç olmanın 4 yolu</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/14-yil-daha-genc-olmanin-4-yolu_30627941.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/14-yil-daha-genc-olmanin-4-yolu_30627941.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;Bol bol hareket edin, sebze ve meyveyle beslenin, alkol ile sigarayı hayatınızdan &amp;ccedil;ıkarın ve olduğunuzdan daha gen&amp;ccedil; g&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;n.. &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;V&amp;uuml;cudunuzun saatini geri &amp;ccedil;evirmek istiyorsanız, g&amp;uuml;&amp;ccedil; ellerinizde! Bu ger&amp;ccedil;eği araştırmalar da kanıtladı. Orta yaşlı bir kişinin sahip olduğu d&amp;ouml;rt alışkanlık onu 14 yaş gen&amp;ccedil;leştirmeye denk geliyor. Bu da 50 yaşındaki bir kişinin v&amp;uuml;cut yaşının aslında 36 olabileceğini g&amp;ouml;steriyor. İşte uygulamanız gereken 4 kolay strateji: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Hareket edin: Evet bunu her zaman s&amp;ouml;yl&amp;uuml;yoruz ama her hafta anti-aging'e yardımcı olabilmesi i&amp;ccedil;in &amp;uuml;&amp;ccedil; fiziksel aktiviteyi d&amp;uuml;zenli olarak yapmalısınız. Bu &amp;uuml;&amp;ccedil; fiziksel aktiviteler şunlar; y&amp;uuml;r&amp;uuml;mek, g&amp;uuml;&amp;ccedil; egzersizleri, (Ağırlık kullanarak) y&amp;uuml;zme, bisiklete binme, aerobik, jogging gibi kalp ritmini hızlandıran egzersizler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Diyetinizi sebze ve meyvelerle doldurun: Her &amp;ouml;ğ&amp;uuml;nde renkleri sayın. &amp;Ouml;ğ&amp;uuml;nlerinizde en az &amp;uuml;&amp;ccedil; renk olmalıdır. Ama beyaz ve kahverengiyi bu &amp;uuml;&amp;ccedil; renge dahil etmeyin. Domatesin kırmızısı, limonun sarısı ya da marulun yeşilini tercih edin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Alkol konusunda kalbinizle dost olun ve dikkatli davranın:&amp;nbsp; &amp;Ouml;zellikle, ailesinde g&amp;ouml;ğ&amp;uuml;s kanseri olan kadınlara i&amp;ccedil;ki i&amp;ccedil;meyi kesinlikle &amp;ouml;nermiyoruz. Ayrıca ailesinde uyuşturucu ve alkol bağımlılığı yaşayanların da alkolden uzak durması gerekiyor. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;4- K&amp;ouml;t&amp;uuml; alışkanlıklardan uzak durun: &amp;Ouml;rneğin siz i&amp;ccedil;meseniz bile etrafınızda i&amp;ccedil;ilen sigaralar size de &amp;.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/14-yil-daha-genc-olmanin-4-yolu_30627941.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 07 Dec 2008 12:07:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Etin üzerine soda saatli bomba </title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/etin-uzerine-soda-saatli-bomba_30627711.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/etin-uzerine-soda-saatli-bomba_30627711.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;S&amp;ouml;z konusu beslenme olunca her bayram aynı manzara karşımıza &amp;ccedil;ıkıyor: Bol akraba ziyareti, bol ziyafet, tatlılar, ikramlar; kısaca mide ve sindirim sistemimiz tam bir işgalle karşılaşıyor. Hele ki Kurban Bayramı olunca neredeyse d&amp;ouml;rt &amp;ouml;ğ&amp;uuml;n kırmızı et t&amp;uuml;ketiyoruz. Her ne kadar &amp;lsquo;can boğazdan gelir&amp;rsquo; denilse de can, boğazdan gidebiliyor! Sadece kalp ve tansiyon hastaları veya yaşlılar değil, sağlıklı olan herkes i&amp;ccedil;in b&amp;ouml;ylesi bir beslenme s&amp;uuml;reci ciddi sıkıntılara yol a&amp;ccedil;abiliyor. İple &amp;ccedil;ektiğiniz bayram tatiliniz sağlık sorunlarıyla g&amp;ouml;lgelensin istemiyorsanız uzmanlara kulak vermelisiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KURBAN Bayramı&amp;rsquo;ndaki dokuz g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k tatile, uzun ziyaretler ve ikramlar eklenince midemiz a&amp;ccedil;ısından tehlike &amp;ccedil;anları &amp;ccedil;alıyor. Adı &amp;uuml;st&amp;uuml;nde, Kurban Bayramı; et, sofraların olmazsa olmazı... Ancak protein kaynağı olarak v&amp;uuml;cudumuza pek &amp;ccedil;ok faydası olan bu gıda, t&amp;uuml;ketiminin artmasıyla beraber zararlı hale geliyor. &amp;Ouml;zellikle kalp, tansiyon ve şeker hastaları i&amp;ccedil;in bu s&amp;uuml;re&amp;ccedil; riskli. Y&amp;uuml;ksek tansiyon ve kalp krizi riski, tehlikelerden bazıları. Sağlık sorunu bulunmayan kişilerde gastrit, hazımsızlık sorunu ortaya &amp;ccedil;ıkıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEHLİKELİ İ&amp;Ccedil;ECEK &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HazImsIzlIĞa karşı soda i&amp;ccedil;mek gerek diyorsanız, yanılıyorsunuz. International Hospital İ&amp;ccedil; Hastalıkları Uzmanı Dr.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/etin-uzerine-soda-saatli-bomba_30627711.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 07 Dec 2008 12:05:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>'Sabit telefonlar' susturulacak</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/sabit-telefonlar-susturulacak_26877281.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/sabit-telefonlar-susturulacak_26877281.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;&lt;p&gt;İnternetciler, Telekom'un fahiş fiyatlarını protesto etmek i&amp;ccedil;in dev bir protesto kampanyası başlattı.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Elektronik posta adresi olanlara mutlaka gelmiştir. İnternetciler, Telekom'un fahiş fiyatlarını protesto etmek i&amp;ccedil;in dev bir protesto kampanyası başlattı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E postada Telekom'un tarifesi ayrıntılı olarak aktarıldıktan sonra vatandaşlardan Telekom'u protesto ama&amp;ccedil;lı 1 Kasım 2008 G&amp;uuml;n&amp;uuml; sabit telefonların susturulması isteniyor. İşte internet d&amp;uuml;nyasında dalga dalga yayılan bu e postadaki kampanyaya &amp;ccedil;ağrı metni: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 Kasım 2008 g&amp;uuml;n&amp;uuml; sabit telefonları susturuyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ev telefonundan 3.90 YTL lik g&amp;ouml;r&amp;uuml;şme yapılıyor. Telefon faturasının TOPLAM tutarı 19.25 YTL oy oy oy bu ne. Bu ne biliyor musunuz? Kış uykusuna pardon kış uykusuna değil koyun uykusuna yatırıldığımızın aslında yattığımızın resmidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabit &amp;uuml;cret: 10,43 YTL. Bu rakam konuşsan da konuşmasan da faturana yansıtılıyor... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KDV matrahı: 14.54 bu ne anlam taşıyor vallahi billahi bilmiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katma Değer Vergisi: 2.62 &amp;uuml;steki KDV ile alttaki sanki aynı biri diğerinin kısaltılmış hali. Neden ikisi de kısaltılmış olarak yazılmamış. Ya da ikisi de uzun hali ile yazılmamış &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;Ouml;zel iletişim vergisi: 2.18 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplam uyuma parası: 19.25 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında Telekom Panikte. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; vatandaş uyanıyor. Sabit telefonlar birer birer iptal ediliyor. Bu nedenle rekl&amp;acirc;mlara başlamış Telekom. Ama yılda 2 milyar dolar kar yapıyormuş Telekom. &amp;hellip;&amp;hellip;&amp;hellip;&amp;hellip;&amp;hellip;&amp;hellip; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi &amp;uuml;nl&amp;uuml; komedyen standap uzmanı bu &amp;ouml;zelliğini halkı kandırmak i&amp;ccedil;in kullanıyor. CEM YILMAZ bu işten iyi para kazanmışa benziyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;(YENİ NUMARASI 11811) &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kontrol ettik, 118 den bilinmey.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/sabit-telefonlar-susturulacak_26877281.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 23 Oct 2008 20:21:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hayvanlar neden kış uykusuna yatarlar?</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/hayvanlar-neden-kis-uykusuna-yatarlar_26827821.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/hayvanlar-neden-kis-uykusuna-yatarlar_26827821.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;Kış mevsimi yaklaştık&amp;ccedil;a, hava soğur, g&amp;uuml;nler kısalır, yapraklar renk değiştirir ve yere d&amp;uuml;şerler, kar toprağın &amp;uuml;zerini kaplar. İnsanlar sıcak alışveriş merkezlerinde ihtiya&amp;ccedil;larını alıp, sıcak arabalarında, sıcak evlerine gelirler. &amp;Uuml;zerlerine kazaklar, hırkalar giyerler. İyi de, tabiatta doğal ortamda yaşayan hayvanlar kışı nasıl ge&amp;ccedil;irir, hi&amp;ccedil; d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml;n&amp;uuml;z m&amp;uuml;?&lt;br /&gt;Bir kısmı daha ılıman yerlere g&amp;ouml;&amp;ccedil;erler. Bu konuda kuşlar ve balıklar avantajlıdır. Bazıları kendilerini kışa adapte ederler, daha kalın yeni t&amp;uuml;yler &amp;ccedil;ıkarırlar. Hatta bazı tavşan t&amp;uuml;rlerinde karda saklanabilmek i&amp;ccedil;in t&amp;uuml;yler beyazlaşır. Bazıları yiyeceklerini &amp;ouml;nceden depoladıkları bir sığınak bulurlar. Bazıları da toprakta derin t&amp;uuml;neller a&amp;ccedil;arlar ama bazıları i&amp;ccedil;in de kış mevsimini uyuyarak ge&amp;ccedil;irmekten başka &amp;ccedil;are yoktur.&lt;br /&gt;Genellikle ayıların kış uykusuna yattıkları bilinir ama bu doğru değildir. Ger&amp;ccedil;i ayılar kışın mağaralarda uzun uzun uyurlar ama bu kış uykusu değildir. Daha doğrusu kış uykusu bir &amp;ccedil;eşit uyku değildir. Normal canlılarda uyanıkken ve uyku halindeyken, v&amp;uuml;cut ısısında ve metabolizmanın &amp;ccedil;alışmasında ciddi bir fark yoktur. Oysa kış uykusu, hayvanların hayat ile &amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml; ayıran &amp;ccedil;izgiye kadar gelmeleri şeklinde tanımlanabilir.&lt;br /&gt;Bazı hayvanların kış uykusuna yatmalarının iki sebebi vardır: Havanın &amp;ccedil;ok soğuması ve yiyecek bulma g&amp;uuml;&amp;ccedil;l&amp;uuml;ğ&amp;uuml;. Soğuk havada yaşayabilmek i&amp;ccedil;in hayvanların daha &amp;ccedil;ok enerjiye ihtiya&amp;ccedil; duymalarına rağmen karlı kış g&amp;uuml;nlerinde yiyecek bulma imkanı azalır. Kış uykusu bu zor mevsimde hayvanın enerji ihtiyacını azaltır, enerji tasarrufu sağlar.&lt;br /&gt;Kış uykusu bildiğimiz şekilde uyumak değildir. Buna bilim dilinde 'hibernasyon' diyorlar. V&amp;uuml;cut ısısının ortam sıcaklığına d&amp;uuml;şt&amp;uuml;.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/hayvanlar-neden-kis-uykusuna-yatarlar_26827821.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 23 Oct 2008 08:11:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Uyurken beynimizde neler oluyor?</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/uyurken-beynimizde-neler-oluyor_26755321.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/uyurken-beynimizde-neler-oluyor_26755321.html</guid> 
            <description>Eğer bir insanın başına 'elektroensephalograf' (ezberlemeniz gerekmez!) adını taşıyan bir cihaz bağlarsanız, o insanın yaydığı beyin dalgalarını kaydedebilirsiniz. Uyanık ve hareketsiz durumdaki bir insanın beyni, saniyede 10 kez salınım yapan 'alfa' dalgaları yayar. Hareketli bir insanın beyni ise, şahmını iki kez fazla olan 'beta' dalgalan yayar.&lt;br /&gt;Uyku sırasında ise beyin, salınımları &amp;ccedil;ok daha az olan iki t&amp;uuml;r dalgayı, 'teta' ve 'delta' dalgalarını yayar. 'Teta' dalgalarının sa-lınımı saniyede 3.5 ila 7 arasında olup, 'delta' dalgalarmınki saniyede 3.5'tan azdır.&lt;br /&gt;İnsanın uykusu derinleştik&amp;ccedil;e, beyin dalgaları da yavaşlar. İnsanda en derin ve uyandırılmasmın en zor olduğu uyku zamanında, beyin artık 'delta' dalgaları yaymaya başlamıştır.&lt;br /&gt;Şimdi geldik işin en ilgin&amp;ccedil; y&amp;ouml;n&amp;uuml;ne. İnsan gece uykudayken &amp;ccedil;eşitli zamanlarda beklenmeyen şeyler oluşur. İngilizce'deki 'Hızlı G&amp;ouml;z Hareketleri' kelimelerinin baş harflerinden alınarak 'REM' uykusu da denilen ve insanların &amp;ccedil;oğunluğunda bir gecede 3-5 kez g&amp;ouml;r&amp;uuml;len bu safhada, beyin dalgaları uyanık bir insa-nınki kadar hızlanır.&lt;br /&gt;Bir insanı veya bir k&amp;ouml;peği REM uykuları sırasında seyrederseniz, g&amp;ouml;zlerinin &amp;ouml;ne ve arkaya hızla titrediğini g&amp;ouml;r&amp;uuml;rs&amp;uuml;n&amp;uuml;z. REM uykusu safhasında k&amp;ouml;peklerin &amp;ccedil;oğunda, insanların ise bir kısmında, kollarda, bacaklarda ve y&amp;uuml;z kaslarında seğirmeler de g&amp;ouml;r&amp;uuml;lebilir.&lt;br /&gt;R&amp;uuml;ya REM uykusu safhasında olur. Bu safhadaki bir insanı uyandırırsanız, r&amp;uuml;yasını &amp;ccedil;ok canlı olarak hatırlar ve anlatabilir. REM safhası dışındaki uykularda insanlar genellikle r&amp;uuml;ya g&amp;ouml;rmezler.&lt;br /&gt;Geceleri iyi bir uyku &amp;ccedil;ekebilmek i&amp;ccedil;in, hem REM, hem de bunun dışındaki safhaların birlikte yaşanması gereklidir. REM kısmı uyku s&amp;uuml;resinin y&amp;uuml;zde 25 kadarını kapsamalıdır. Normal uykudaki bir REM veya r&amp;uuml;ya b&amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;u.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/uyurken-beynimizde-neler-oluyor_26755321.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 22 Oct 2008 09:12:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Vurgun yemek nasıl olur?</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/vurgun-yemek-nasil-olur_26755241.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/vurgun-yemek-nasil-olur_26755241.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;İnsanlar y&amp;uuml;zyıllardır su altına sadece zevk veya merak i&amp;ccedil;in değil, inci, mercan, s&amp;uuml;nger gibi şeyleri &amp;ccedil;ıkarıp, ge&amp;ccedil;imlerini sağlamak i&amp;ccedil;in de dalmışlardır.&lt;br /&gt;Deniz seviyesinde hava basıncı l atmosferdir. İnsan v&amp;uuml;cudunun solunum ve dolaşım sistemi bu basınca ayarlıdır. Ancak suyun i&amp;ccedil;inde, derine gittik&amp;ccedil;e, her 10 metrede basın&amp;ccedil; l atmosfer daha artar. 30 metre derinlikte su basıncı 3 atmosferdir, yani bu derinlikte v&amp;uuml;cudumuzun her santimetrekaresine suyun yaptığı basın&amp;ccedil;, y&amp;uuml;zeye oranla &amp;uuml;&amp;ccedil; mislidir.&lt;br /&gt;Hi&amp;ccedil;bir gere&amp;ccedil; kullanmadan, 30 metre derinliğe inildiğinde, akciğer kapasitesi d&amp;ouml;rtte birine d&amp;uuml;şer, kan basıncı artar, v&amp;uuml;cut ısısı d&amp;uuml;şt&amp;uuml;ğ&amp;uuml;nden kalbin atış hızı artar, bilin&amp;ccedil; bulanıklığı başlar. Bu nedenle yardımcı gere&amp;ccedil; kullanmadan 30 metrenin altına inmek tehlikelidir.&lt;br /&gt;Ancak t&amp;uuml;ple dalışın da kendine &amp;ouml;zg&amp;uuml; sorunları vardır. Derinde dış basıncın y&amp;uuml;ksek olmasından dolayı t&amp;uuml;pten solunan havanın i&amp;ccedil;indeki oksijen, azot gibi gazlar, dokulara daha k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;lm&amp;uuml;ş bir hacimle dağılırlar.&lt;br /&gt;Eğer su y&amp;uuml;zeyine s&amp;uuml;ratle &amp;ccedil;ıkılırsa, basıncın azalmasıyla bu gazlar da s&amp;uuml;ratle genleşir. Oksijen dokularda kullanıldığından sorun yaratmaz, ama &amp;ouml;zellikle azot gazı damarlarda s&amp;uuml;ratle genleşerek, damar tıkanıklığı, akciğer yırtılması ve hatta fel&amp;ccedil; gibi &amp;ouml;nemli v&amp;uuml;cut hasarlarına yol a&amp;ccedil;ar.&lt;br /&gt;Bu şekilde vurgun yiyenler, s&amp;uuml;ratle basın&amp;ccedil; odalarına alınırlar. Burada tekrar vurgun yediği derinlikteki basın&amp;ccedil; verilir ve dengeli olarak azaltılır. Bir başka &amp;ouml;nlem de vurgun yiyeni, aynı derinliğe tekrar indirmektir.&lt;br /&gt;Vurgun yememek i&amp;ccedil;in y&amp;uuml;zeye yavaş &amp;ccedil;ıkmalı, hatta belirli de-, rinliklerde beklenmelidir. İdeal &amp;ccedil;ıkış hızı dakikada 20.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/vurgun-yemek-nasil-olur_26755241.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 22 Oct 2008 09:09:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>46 yıl süren hamilelik!</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/46-yil-suren-hamilelik_23618901.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/46-yil-suren-hamilelik_23618901.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;46 yıl &amp;ouml;nce doğurdu ama acıları yeniden başlayınca korkun&amp;ccedil; ger&amp;ccedil;ekle karşılaştı. Kadının 46 yıl &amp;ouml;nce hamile kaldığı bebek i&amp;ccedil;eride taş kesilmişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Five TV'nin haberine g&amp;ouml;re; 1955'te, Kazablanka'nın bir k&amp;ouml;y&amp;uuml;nde yaşayan Zehra Ebu Talip, ilk &amp;ccedil;ocuğuna hamile kalır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZEHRA BEBEĞİ DOĞURMUYOR &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum sancıları tutan Zehra hastaneye kaldırıldı. Aradan 48 saat ge&amp;ccedil;miştir ama hala bebek doğmamıştır. Doktorlar &quot;sezaryen şart&quot; derler. Ancak Zehra korkmaktadır. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; bir başka kadının sezaryenle doğum yaparken &amp;ouml;ld&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n&amp;uuml; g&amp;ouml;rm&amp;uuml;şt&amp;uuml;r. Doğum yapmadan hastaneden ka&amp;ccedil;ar... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zehra'nın doğum sancıları g&amp;uuml;nlerce devam eder. Ama birka&amp;ccedil; g&amp;uuml;n sonra Birka&amp;ccedil; g&amp;uuml;n sonra bebek hareket etmeyi keser ve acı diner. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAMİLELİĞİNİ &quot;UNUTUYOR&quot;! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fas geleneklerine g&amp;ouml;re, bebek anne karnında sırf annenin onurunu korumak i&amp;ccedil;in uyuyabilir. Zehra da bebeğinin uykuya daldığına inanır ve hamileliği aklından silip &amp;ccedil;ıkarır. 3 &amp;ccedil;ocuk evlat edinir, kendisine torunlar bahşedilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;75 YIL SONRA YENİDEN SANCILANIYOR &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan &amp;ccedil;ok uzun zaman ge&amp;ccedil;er. Zehra 75 yaşına gelmiş ve acıları yeniden başlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlatlıklarından biri bu durumdan endişelenir ve annesini hemen bir uzmana, Rabat`a g&amp;ouml;t&amp;uuml;r&amp;uuml;r. Dr Taibi Quazzani karın şişkinliğinin yumurtalıktan kaynaklanan bir t&amp;uuml;m&amp;ouml;rden dolayı olduğunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nerek, Zehra`ya ultrason &amp;ccedil;ekimini uygun g&amp;ouml;r&amp;uuml;r. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KARINDAKİ BEBEK TAMAMEN KİRE&amp;Ccedil;LENMİŞ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ultrason sonucunda kendisinin de a&amp;ccedil;ıklayamadığı bir k&amp;uuml;tle vardır. Zehra`yı bir radyograf uzmanına havale ederek onun da fikrini almak ister. İkinci bir uzman incelemesinden sonra karın b&amp;ouml;lgesin.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/46-yil-suren-hamilelik_23618901.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 07 Sep 2008 01:19:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İnsan Mucizesi: Vücudumuzdaki Su Dengesi Nasıl Korunuyor? </title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/insan-mucizesi-vucudumuzdaki-su-dengesi-nasil-korunuyor_23617951.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/insan-mucizesi-vucudumuzdaki-su-dengesi-nasil-korunuyor_23617951.html</guid> 
            <description>&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;http://www.blogcu.com/images/Article/insan_mucizesi__vucudumuzdaki_su_dengesi_nasil_korunuyor_tr.jpg&quot; alt=&quot;İnsan Mucizesi: V&amp;uuml;cudumuzdaki Su Dengesi Nasıl Korunuyor?&quot; /&gt;V&amp;uuml;cudumuzdaki su miktarının biz uyurken bile dengede tutulması neden &amp;ouml;nemlidir? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;m&amp;uuml; yapan &amp;ouml;zel algılayıcıların acil bir durumda salgıladığı ADH hormonu, su dengesini nasıl sağlar? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su, insan v&amp;uuml;cudu i&amp;ccedil;in b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir &amp;ouml;nem taşır. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; insan v&amp;uuml;cudundaki su miktarının %10'u kaybedilirse insan i&amp;ccedil;in hayati bir tehlike oluşmaya başlar. Bu tehlikenin oluşmaması i&amp;ccedil;in; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Her g&amp;uuml;n yediğimiz besinler ve i&amp;ccedil;tiğimiz sıvılarla v&amp;uuml;cudumuza ka&amp;ccedil; litre su aldığımız, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bu suyun ne kadarını v&amp;uuml;cudumuzdan attığımız, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kanımızda ne kadar su bulunduğu, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Dokularımızdaki su oranı, g&amp;uuml;n&amp;uuml;n her saniyesi takip edilmesi gereken oranlardır.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;Eğer bu hesaplamaları teker teker yapma g&amp;ouml;revi bir insana verilmiş olsaydı, g&amp;ouml;revi alan kişi başka hi&amp;ccedil;bir işle ilgilenmeden b&amp;uuml;t&amp;uuml;n zamanını bu g&amp;ouml;reve ayırmak zorunda kalırdı. Bunun i&amp;ccedil;in &amp;ccedil;ok gelişmiş bir laboratuvara ihtiya&amp;ccedil; duyar, gece g&amp;uuml;nd&amp;uuml;z hi&amp;ccedil; aralık vermeden kanındaki gelişmeleri g&amp;ouml;zlemlemek zorunda kalırdı. Ancak hi&amp;ccedil; kimsenin bedeninde bulunan su miktarını &amp;ouml;l&amp;ccedil;meye ihtiyacı yoktur. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; Y&amp;uuml;ce Allah her insanın bedeninde, v&amp;uuml;cudunda bulunan su miktarını ayarlayan ve d&amp;uuml;zenleyen &amp;ccedil;ok &amp;ouml;zel bir sistem yaratmıştır. Bu sayede insanların binbir g&amp;uuml;&amp;ccedil;l&amp;uuml;kle yerine getirecekleri (hatta b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir ihtimalle getiremeyecekleri) su miktarını &amp;ouml;l&amp;ccedil;me g&amp;ouml;revini, k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;c&amp;uuml;k h&amp;uuml;creler b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir ustalıkla yerine getir.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/insan-mucizesi-vucudumuzdaki-su-dengesi-nasil-korunuyor_23617951.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 07 Sep 2008 01:04:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>oruç ve insan</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/oruc-ve-insan_23273141.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/oruc-ve-insan_23273141.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Oru&amp;ccedil;, yalnızca a&amp;ccedil; kalmak demek midir?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnsanın madde &amp;acirc;leminden ilk tanıdığı varlık kendi varlığıdır. Bu ilk tanıdığı kendi varlığını namazda reddeden insanın aynı saftaki başkalarını d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmesi tabi&amp;icirc; m&amp;uuml;mk&amp;uuml;n değildir. Kısacası, namazda Allahu Te&amp;acirc;l&amp;acirc;&amp;rsquo;nın karşısında insan, ne kendini ne de başkasını d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nebilir. B&amp;ouml;ylece farz namazlarında hareket birliği y&amp;acirc;ni madd&amp;icirc; birlik i&amp;ccedil;inde olan M&amp;uuml;sl&amp;uuml;manlar aynı zamanda y&amp;ouml;neldikleri varlık bakımından da bir istikamet birliği y&amp;acirc;ni m&amp;acirc;nev&amp;icirc; birlik i&amp;ccedil;indedirler.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Buna karşılık oru&amp;ccedil;ta oru&amp;ccedil;lu insan kendi hali icabı, kendisi gibi oru&amp;ccedil;lu yani a&amp;ccedil;, susuz insanları d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;p i&amp;ccedil;inde onlara doğru bir akış, bir yakınlaşma hisseder.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başka bir ifade ile, aynı varlığa inananlar, inan&amp;ccedil;ları ic&amp;acirc;bı kendilerini başkalarına nisbetle birbirlerine daha yakın hissederler. Aynı varlığa inanıp, aynı işi yapanlar namaz, oru&amp;ccedil;... vs. gibi kendilerini bir evvelkilere nisbetle birbirlerine daha yakınlaşmış bulurlar. Aynı varlığa inanıp aynı işi yapan ve a&amp;ccedil; susuz kalmak gibi aynı ızdırabı &amp;ccedil;eken insanlar ise, hem inandıkları Varlık, hem yaptıkları iş, hem de &amp;ccedil;ektikleri sıkıntılar icabı kendilerini birbirlerinden sayacak kadar birlik ve beraberlik i&amp;ccedil;inde kaynaşırlar. Oru&amp;ccedil; bu &amp;uuml;&amp;ccedil; hali kendisinde toplamak suretiyle kendisine inananlar arasında &amp;ouml;rnek-birlik &amp;ldquo;ideal birlik&amp;rdquo; tesis eder. Nitekim asker arkadaşlığı, okul arkadaşlığı, hastane arkadaşlığı... vs. Bu &amp;uuml;&amp;ccedil; vasfı taşıdığından y&amp;acirc;ni inan&amp;ccedil; birliği, iş birliği, &amp;ccedil;ile birliğini bir arada toplamış olduğundan halk arasında arkadaşlıkların en sağlamı, en kuvvetlisi olarak kabul edilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Orucun devamlı olarak senede.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/oruc-ve-insan_23273141.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 03 Sep 2008 00:47:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://bloving.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>