<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>ARAŞTIRMA VE ENTERASAN OLAYLAR</title>
        <description>Araştırmak ve öğrenmek en büyük tutkumdur.Tabi ki  bir de FENERBAHÇE tutkusu..</description>
        <link>http://bloving.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 12:45:48 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>DOMUZ GRİBİNDEN KORUNMAK İÇİN BASİT VE ETKİLİ ÖNLEMLER.</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/domuz-gribinden-korunmak-icin-basit-ve-etkili-onlemler_53471541.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/domuz-gribinden-korunmak-icin-basit-ve-etkili-onlemler_53471541.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;DOMUZ GRİBİNDEN KORUNMAK İ&amp;Ccedil;İN BASİT VE ETKİLİ &amp;Ouml;NLEMLER.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Aşağıda okuyacağınız &amp;ouml;nlemler Dr.Vinay Goyal tarafından herkesin yararlanabilmesi i&amp;ccedil;in&lt;br /&gt;yayınlanmıştır.&lt;br /&gt;Dr.Vinay Goyal: Yoğun bakım ve Tiroit uzmanıdır. MBBS, DRM DNB.&lt;br /&gt;20 yıldan fazla klinik tecr&amp;uuml;besi vardır.&lt;br /&gt;Hinduja Hastanesi, Bombay hastanesi, Saife Hastanesi, Tata Memorial hastanesi gibi &amp;ouml;nemli&lt;br /&gt;kurumlarda g&amp;ouml;rev yapmıştır.&lt;br /&gt;Şu anda Malad&amp;rsquo;da, Riddhiviayak Cardiac and Critical center&amp;rsquo;da N&amp;uuml;kleer ila&amp;ccedil; departmanı ve&lt;br /&gt;tiroit klinikleri şefi olarak g&amp;ouml;rev yapmaktadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Mikrobun v&amp;uuml;cuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri, ağız ve boğaz yoluyla&lt;br /&gt;olmaktadır. &amp;Ccedil;ok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı her t&amp;uuml;rl&amp;uuml; &amp;ouml;nleme karşı H1N1&lt;br /&gt;vir&amp;uuml;s&amp;uuml;yle temas etmekten ka&amp;ccedil;ınmak veya korunmak imk&amp;acirc;nsızdır. H1N1 vir&amp;uuml;s&amp;uuml;yle temas etmek&lt;br /&gt;vir&amp;uuml;s&amp;uuml;n v&amp;uuml;cutta &amp;ccedil;oğalması kadar &amp;ouml;nemli değildir.&lt;br /&gt;Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri g&amp;ouml;stermiyorken vir&amp;uuml;s&amp;uuml;n v&amp;uuml;cutta &amp;uuml;remesini,&lt;br /&gt;belirtilerin daha da şiddetlenmesini ve ikincil enfeksiyonların gelişmesini &amp;ouml;nlemek i&amp;ccedil;in&lt;br /&gt;dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ila&amp;ccedil;ları stoklamaya vermek yerine &amp;ccedil;oğu bildirgelerde&lt;br /&gt;bahsedilmeyen bazı &amp;ccedil;ok basit &amp;ouml;nlemleri uygulayabiliriz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;1. Ellerin sıklıkla yıkanması ( B&amp;uuml;t&amp;uuml;n bildirgelerde bahsedilmiştir)&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;2. &amp;ldquo;Hands-off-the-face&amp;rdquo; &amp;ldquo;Ellerinizle y&amp;uuml;z&amp;uuml;n&amp;uuml;ze dokunmayın&amp;rdquo; yaklaşımı. Yemek, banyo ve&lt;br /&gt;yara bakımı gibi zorunluluklar dışında y&amp;uuml;z&amp;uuml;n&amp;uuml;z&amp;uuml;n herhangi bir yerine dokunmaktan&lt;br /&gt;ka&amp;ccedil;ınınız.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;3. Ilık tuzlu suyla g&amp;uuml;nde iki kere gargara yapınız( tuza g&amp;uuml;venmiyorsanız listerin&lt;br /&gt;kullanınız). H1N1 &amp;lsquo;in boğaz ve burun boşluklarında &amp;ccedil;oğal.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/domuz-gribinden-korunmak-icin-basit-ve-etkili-onlemler_53471541.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 23 Oct 2009 21:07:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bayramınız kutlu olsun</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/bayraminiz-kutlu-olsun_51622831.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/bayraminiz-kutlu-olsun_51622831.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;img originalwidth=&quot;556&quot; originalheight=&quot;366&quot; border=&quot;0&quot; onload=&quot;NcodeImageResizer.createOn(this);&quot; src=&quot;http://i37.tinypic.com/6rolco.jpg&quot; alt=&quot;yazılı bayram kutlama kartları&quot; title=&quot;yazılı bayram kutlama kartları&quot; /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ramazan Bayramınız M&amp;uuml;barek Olsun !&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Bayram bir sevin&amp;ccedil; ve neşe g&amp;uuml;n&amp;uuml;d&amp;uuml;r. Y&amp;uuml;ce duyguların coştuğu, sevgi ve saygı, hislerinin m&amp;uuml;'minler arasında alabildiğine canlandığı g&amp;uuml;zel g&amp;uuml;nlerden biridir. O g&amp;uuml;nde yardımlaşma ve kaynaşma son sınırına varır. &lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bayram insanları kaynaştırıp biraraya getiren en g&amp;uuml;zel vesilelerden biridir. &amp;Ouml;yle ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme ruhu yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmaz, d&amp;uuml;nyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır. Onların bu dileğini yerine getirmek i&amp;ccedil;in m&amp;uuml;'minler bayramda kabirleri ziyaret ederler; ruhlarına Kur'&amp;acirc;n'lar, Fatihalar ve dualar okuyarak onları da sevindirirler.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Ramazan Bayramının m&amp;uuml;'minler arasında ayrı bir yeri vardır. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; Ramazan Bayramı, herg&amp;uuml;n tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder. Bir ay gibi uzun bir s&amp;uuml;reyle, &amp;ouml;zellikle Ramazan'ın yaz mevsimine denk geldiğinde sıcak g&amp;uuml;nlerde nefislerine oru&amp;ccedil; tutturan m&amp;uuml;'minler, sabır imtihanını vererek manevi sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan Bayramında yaşama imk&amp;acirc;nına kavuşurlar.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Ramazan ve Kurban bayramları Hicretin 2. yılından İtibaren kutlanmaya başlanmıştır. Ramazan orucu da ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oru&amp;ccedil;la ge&amp;ccedil;iren rn&amp;uuml;'minler sonraki ayın (şevval) ilk &amp;uuml;&amp;ccedil; g&amp;uuml;n&amp;uuml;n&amp;uuml; bayram olarak kutlamışlardır.&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt; Bu sebeple bu bayrama Ramazan Bayr.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/bayraminiz-kutlu-olsun_51622831.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2009 09:56:01 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Batı Kaynaklarında Osmanlı Ordusu </title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/bati-kaynaklarinda-osmanli-ordusu_50124801.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/bati-kaynaklarinda-osmanli-ordusu_50124801.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;Batı Kaynaklarında Osmanlı Ordusu &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Cavid KASIMLI &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Adı, tarihteki b&amp;uuml;y&amp;uuml;k kumandanlar arasında anılan Napolyon Bonapart'a, Saint Helena adasında hapiste bulunduğu sırada &quot;Kimler b&amp;uuml;y&amp;uuml;k adamdır?&quot; diye sormaları &amp;uuml;zerine, o, Fatih Sultan Mehmed'i kastederek: &quot;B&amp;uuml;y&amp;uuml;kl&amp;uuml;kte ben onun &amp;ccedil;ırağı bile olamam. 'Neden?' derseniz, bana pek acı gelen bir ger&amp;ccedil;eği a&amp;ccedil;ıklamam icap eder ki, o da şudur: Ben kılı&amp;ccedil;la fethettiğim yerleri, hayatta iken geri vermiş bir bedbahtım. O ise, fethettiği yerleri nesilden nesile intikal ettirmenin sırrına ermiş bir bahtiyardır.&quot; demiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. y&amp;uuml;zyılın sonlarında tarih sahnesine &amp;ccedil;ıkan Osmanlı Devleti'nin sınırları, 16 ve 17. asırlarda en geniş h&amp;acirc;line ulaşmıştı. Batı cephesi Trieste ile Viyana'da, kuzey cephesi Polonya'nın bitişiğindeydi. Karadeniz ile Azak Denizi birer Osmanlı g&amp;ouml;l&amp;uuml; h&amp;acirc;line gelmişti. 1475'ten 1768'e kadar Osmanlı İmparatorluğu ile ona bağlı devletlerden başka hi&amp;ccedil;bir devletin bu denizlerde kıyısı yoktur. Kafkasya'nın batısı gibi, Asya'nın batısında Dicle ve Fırat nehirlerinin yatakları da İran K&amp;ouml;rfezi'ne kadar Osmanlı idaresi altındaydı. Osmanlı, Suriye'yi de en geniş coğraf&amp;icirc; m&amp;acirc;n&amp;acirc;sıyla elinde tutuyordu. Arabistan'ın batısı b&amp;uuml;t&amp;uuml;n&amp;uuml;yle en g&amp;uuml;neydeki Yemen'i i&amp;ccedil;ine alacak şekilde Osmanlı idaresindeydi ki, bu da Osmanlı'ya Hint Okyanusu'nda h&amp;acirc;kimiyet sağlıyordu. Aynı şekilde, Kuzey Afrika da Mısır'dan en batıdaki Fas'ın doğu sınırına kadar Osmanlı toprağıydı. B&amp;ouml;ylesine b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir devletin uzun &amp;ouml;m&amp;uuml;rl&amp;uuml; olmasında, kaynağını m&amp;acirc;nev&amp;icirc; değerlerden alan bazı hususlar vardır ki, bunların bilinmesi yeni yetişmekte olan nesillere ufuk a&amp;ccedil;acaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtaat, intizam ve temizlik&lt;br /&gt;Osm.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/bati-kaynaklarinda-osmanli-ordusu_50124801.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 30 Aug 2009 00:16:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İnternette bilgi aramanın ipuçları</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/internette-bilgi-aramanin-ipuclari_47416691.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/internette-bilgi-aramanin-ipuclari_47416691.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Hakan BAYRAKTAR'ın haberi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 milyar sınırını &amp;ccedil;oktan aşan ve adeta bilgi &amp;ccedil;&amp;ouml;pl&amp;uuml;ğ&amp;uuml;ne d&amp;ouml;n&amp;uuml;şen web siteleri i&amp;ccedil;erisinden aradığınız bir bilgiye arama motoru olmadan ulaşabilmeniz neredeyse imk&amp;acirc;nsız...&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;İnternette arama yaparken &amp;ccedil;oğumuzun yıllardır kullandığı arama motoru, tartışmasız Google'dır. Ancak bir&amp;ccedil;ok kimse 'Google'da arama nasıl yapılır?' konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığı i&amp;ccedil;in &amp;ccedil;ok basit bulunabilecek bilgi ve belgelere bile ulaşamıyor ya da saatlerce bilgisayar başında vakit harcıyor ama buldukları bilgiler işine yaramıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolay ve hızlı bir şekilde sonuca ulaşmak isteyenler i&amp;ccedil;in 'Google arama rehberi' hazırladık. Karşınıza &amp;ccedil;ıkan y&amp;uuml;zlerce google sayfasıyla boğuşmak istemiyorsanız ipu&amp;ccedil;larımızı okumadan arama yapmayın. h.bayraktar@zaman.com.tr &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Arama yaparken bunlara dikkat edin&lt;br /&gt;Arama yapacağınız bilgi ile ilgili sorunuzu doğru yazın. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Arama sırasında birden fazla kelime kullanarak arama sonu&amp;ccedil;ları ekranında g&amp;ouml;r&amp;uuml;nt&amp;uuml;lenen sayfa sayısını azaltın. B&amp;ouml;ylece aradığınız bilgiye en kısa s&amp;uuml;rede ulaşırken en yakın sonu&amp;ccedil;lara da ulaşmış olursunuz. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aradığınız bilgiyi tam 12'den vurmak i&amp;ccedil;in aradığınız bilgilerin en başına ve en sonuna (&quot;) işareti koyun. B&amp;ouml;ylece tırnak i&amp;ccedil;erisi.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/internette-bilgi-aramanin-ipuclari_47416691.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 11 Jul 2009 19:50:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>En çok merak edilen 101 sorunun yanıtı</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/en-cok-merak-edilen-101-sorunun-yaniti_46096921.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/en-cok-merak-edilen-101-sorunun-yaniti_46096921.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&amp;Ccedil;ay i&amp;ccedil;mek harareti alır mı?, ateşimiz &amp;ccedil;ıktığında niye &amp;uuml;ş&amp;uuml;r&amp;uuml;z?,&amp;nbsp;kuşlar neden ıslanmaz&amp;rdquo; gibi u&amp;ccedil;uğundan, &amp;ldquo;Dijital fotoğrafların &amp;ouml;mr&amp;uuml; ne kadar&amp;rdquo; gibi yararlısına kadar ilgin&amp;ccedil; cevaplar... &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;1) Deniz havası almak sağlıklı mı?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şehirden uzak deniz kıyısında yaşamak sağlıklı olabilir. &amp;ldquo;Deniz havası&amp;rdquo; yani denizin neden olduğu g&amp;uuml;zel koku, sahilde yaşayan bir bakteri sayesinde ortaya &amp;ccedil;ıkar. Ama uzmanlar bakterinin, limanlardaki egzoz gazının havayı daha da kirletmesine neden olduğunu ortaya koydu. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;2) Herkes evinde kalsa grip salgını biter mi?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Evet. K&amp;uuml;resel bir karantina grip salgınının sonu olabilir ancak tek bir kişinin bile dışarı &amp;ccedil;ıkması vir&amp;uuml;s&amp;uuml;n yeniden yayılmasına neden olur. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;3) Bitkiler yaşlılık nedeniyle &amp;ouml;l&amp;uuml;r m&amp;uuml;?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bazı bitkiler iyi bakıldığında sonsuza kadar yaşayabiliyor. Ancak mevsimlik bitkilerin &amp;ouml;mr&amp;uuml; kısa olur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;4) Sakız sonsuza dek midede kalır mı?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hayır. Sakız, yutulduğunda sindirilemez ancak en ge&amp;ccedil; &amp;uuml;&amp;ccedil; g&amp;uuml;n i&amp;ccedil;inde v&amp;uuml;cuttan atılır. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;5) Kendi kendine konuşanlar deli mi?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hayır. İnsanların yalnız ya da sıkıntılı olduğunda kendi kendilerine konuşması olduk&amp;ccedil;a normal bir durumdur. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;6) Erkeklerde sel&amp;uuml;lit olur mu?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Portakal kabuğu gibi bir cilt sadece kadınlarda değil erkeklerde de bulunuyor. Ancak erkeklerde sel&amp;uuml;lit daha &amp;ccedil;ok boyun ve karın b&amp;ou.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/en-cok-merak-edilen-101-sorunun-yaniti_46096921.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2009 19:05:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>'Allah'a inanan kanseri kolay yeniyor'</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/allah-a-inanan-kanseri-kolay-yeniyor_43030291.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/allah-a-inanan-kanseri-kolay-yeniyor_43030291.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Beril &amp;Ouml;zcan'ın r&amp;ouml;portajı&lt;img width=&quot;265&quot; src=&quot;http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/762320090503104634876.jpg&quot; alt=&quot;'Allah'a inanan kanseri kolay yeniyor'&quot; /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kimi onun a&amp;ccedil;ıklamalarına şiddetle karşı &amp;ccedil;ıkıyor, kimi ağzından &amp;ccedil;ıkacakları &amp;ouml;ğrenmeyi merakla bekliyor. Onkoloji alanında yaptığı &amp;ccedil;alışmalar ve sıra dışı a&amp;ccedil;ıklamalarıyla tanınan Prof. Dr. Erkan Topuz&amp;rsquo;u konuşmaya ikna etmek kolay değil... Ama Medical Park G&amp;ouml;ztepe Kanser Hastanesi ekibinin &amp;ccedil;alışmaları sonu&amp;ccedil; veriyor, direkt&amp;ouml;rleri Prof. Dr. Erkan Topuz bizimle buluşmayı kabul ediyor. &amp;Uuml;nl&amp;uuml; hoca tepki alacağını d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nse de anlatıyor: &amp;ldquo;Yaradana inanmak &amp;ouml;nemli. Tanrı &amp;ouml;yle yaratmıştır ki, kanser tedavisinde en &amp;ouml;nemli şey inan&amp;ccedil;tır.&amp;rdquo;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D&amp;uuml;nyada 2025 yılında 1 milyara yakın kanser hastası olacak diyorsunuz? Neden bu kadar artacak?&lt;br /&gt;Sigara en &amp;ouml;nemli sebep. Ardından alkol, toprak kirliği, hava kirliliği ve gıda kirliliği geliyor. Sanayi devriminden sonra d&amp;uuml;nyada b&amp;uuml;t&amp;uuml;n kimyasallar bilin&amp;ccedil;sizce t&amp;uuml;ketilmeye başlandı. Bu kimyasallar havamıza, toprağımıza dolaylı olarak gıdalarımıza ge&amp;ccedil;ti. &amp;Ccedil;ok bilin&amp;ccedil;li olarak acil tedbir almak gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedir bu tedbirler?&lt;br /&gt;Binlerce tedbir var. Anne karnından başlamak lazım. Eğer &amp;ccedil;ocuğun annesi, babası &amp;ccedil;ok miktarda sigara ve alkol t&amp;uuml;ketiyorsa kanser riski artar. &amp;Ccedil;ocuk rahme d&amp;uuml;şt&amp;uuml;kten sonra, 6 ile 8 hafta boyunca anne organik beslenirse &amp;ccedil;ocuğun kansere yakalanma riski d&amp;uuml;ş&amp;uuml;yor. D&amp;uuml;nyanın en faydalı gıdası anne s&amp;uuml;t&amp;uuml; ama anne s&amp;uuml;t&amp;uuml;nde bile 70 tane kimyasala rastlanmış. Bu y&amp;uuml;zden &amp;ccedil;ocukların beslenmesi .. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/allah-a-inanan-kanseri-kolay-yeniyor_43030291.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 03 May 2009 13:53:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Cep telefonu kullanıcıları dikkat!</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/cep-telefonu-kullanicilari-dikkat_42958301.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/cep-telefonu-kullanicilari-dikkat_42958301.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;Sık sık bu sorunlar karşılaşıyorsanız bilmeniz gereken bazı p&amp;uuml;f noktalar var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cebinizdeki telefon veya sahip olduğunuz diz&amp;uuml;st&amp;uuml; bilgisayar, size teknolojinin t&amp;uuml;m imk&amp;acirc;nlarını sunan son model teknoloji harikası cihazlar olabilir. Fakat seyahat esnasında, şarjı olmayan diz&amp;uuml;st&amp;uuml; bilgisayar veya &amp;ouml;nemli bir g&amp;ouml;r&amp;uuml;şme esnasında şarjı biten bir telefon size sahip olduğu teknolojik imk&amp;acirc;nlarından hi&amp;ccedil;birini sunamaz. Bu y&amp;uuml;zden g&amp;uuml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;zde hangi elektronik eşyayı taşıdığınızdan &amp;ccedil;ok taşıdığınız aygıtın pilinin ne kadar gittiği de son derece &amp;ouml;nemli. &amp;Ouml;zellikle diz&amp;uuml;st&amp;uuml; bilgisayarı ve cep telefonu seyahat halinde kullanmak zorunda kalanların yaşadıkları en b&amp;uuml;y&amp;uuml;k sıkıntı, hi&amp;ccedil; ş&amp;uuml;phesiz pil &amp;ouml;mr&amp;uuml;n&amp;uuml;n istedikleri kadar uzun olmamasıdır. Hele bu kişi bir pazarlamacı ise bilgisayarının ka&amp;ccedil; dakikalık şarjının kaldığı b&amp;uuml;y&amp;uuml;k &amp;ouml;nem taşıyor. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; m&amp;uuml;şterilerine yapacağı sunumun ortasında diz&amp;uuml;st&amp;uuml; bilgisayarının pilinin bitmesi onun i&amp;ccedil;in b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir k&amp;acirc;-bustur. Bu y&amp;uuml;zden mobil &amp;ccedil;ağı yaşadığımız şu g&amp;uuml;nlerde diz&amp;uuml;st&amp;uuml; bilgisayar veya cep telefonunuzun pilinin uzun s&amp;uuml;reli kullanılabilir olmasını istiyorsanız aşağıdaki &amp;ouml;nerileri dikkatle okuyun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cep telefonu şarjınızın daha uzun gitmesi i&amp;ccedil;in &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cep telefonunuzun ayarlarından aydınlatma s&amp;uuml;relerini kısaltın ve ekran parlaklığının şiddetini azaltın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Hareketli duvar k&amp;acirc;ğıtları daha fazla g&amp;uuml;&amp;ccedil; harcayacağı i&amp;ccedil;in bunları değiştirin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Telefonunuzdaki a&amp;ccedil;ılış ve kapanıştaki sesleri kapatın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* &amp;Ccedil;oğu telefonda bulunan uyku modu &amp;ouml;zelliğini aktif edin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kullanmadığınız s&amp;uuml;relerde bluet.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/cep-telefonu-kullanicilari-dikkat_42958301.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 02 May 2009 13:29:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Elma sirkesi zayıflatır mı, elma sirkesinin faydaları</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/elma-sirkesi-zayiflatir-mi-elma-sirkesinin-faydalari_41987641.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/elma-sirkesi-zayiflatir-mi-elma-sirkesinin-faydalari_41987641.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; align=&quot;left&quot; width=&quot;190&quot; src=&quot;http://img85.imageshack.us/img85/3116/elmaht9.jpg&quot; height=&quot;190&quot; /&gt;Elma sirkesi zayıflatır mı, elma sirkesinin faydaları, elma sirkesi nedir, elma sirkesinin zayıflamaya etkileri nelerdir, diyet yaparken elma sirkesi, diyet ve elma sirkesi, elma sirkesi nasıl zayıflatır, elma sirkesinin faydaları, elma ve sirkesi&amp;hellip;&lt;/strong&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;diyet yapmayı d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nen ya da diyete başlayan &amp;ccedil;oğu bayan &amp;ouml;nce bir &amp;ouml;n &amp;ccedil;alışma yapar ve araştırır.zayıflamaya etkisi olan besinler, nasıl &amp;ccedil;abuk kilo verilir, kilo verirken sarkmamak i&amp;ccedil;in ne yapmak gerekir vs..biz de sizler i&amp;ccedil;in bilgeis kadınca olarak bir araştırma yaptık ve en &amp;ccedil;ok kullanılan y&amp;ouml;ntemlerden elma sirkesi ve elma sirkesinin etkilerini ele aldık.bu yazımızda elma sirkesi hakkında merak ettiğiniz herşeyi &amp;ouml;ğreneceksiniz.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&amp;ouml;ncelikle şunu &amp;ouml;ğrenelim elma sirkesinin faydaları nelerdir ?&lt;br /&gt;Elma sirkesi, doğal bir yasam iksiridir!&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bileşim: Kalsiyum, fluor, potasyum, magnezyum, sodyum, fosfor, silisyum, A vitamini, Beta-carotin, B1, B2, ve B6 vitaminleri, C vitamini, sirke asitleri, meyve asitleri, pektin, doğal aroma maddeleri.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Yaşlılığımızda da sağlıklı olabilmek i&amp;ccedil;in hareketli bir yaşam ve sağlıklı bir beslenme bi&amp;ccedil;imi oluşturmaya &amp;ouml;zen g&amp;ouml;stermeliyiz.. İşte burada elma sirkesi se&amp;ccedil;iminin değeri ile karşılaşıyoruz. İ&amp;ccedil;erdiği &amp;ccedil;ok değerli ve &amp;ccedil;eşitli maddeler nedeniyle, en sağlıklı sıvılardan biridir o. Elma sirkesi, bedenimizi i&amp;ccedil;ten ve dıştan tedavi edebileceğimiz olağan&amp;uuml;st&amp;uuml; bir doğal ila&amp;ccedil;tır. Burada size.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/elma-sirkesi-zayiflatir-mi-elma-sirkesinin-faydalari_41987641.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 20 Apr 2009 00:09:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Soğuk nükleer füzyon'da gelişme</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/soguk-nukleer-fuzyon-da-gelisme_39518421.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/soguk-nukleer-fuzyon-da-gelisme_39518421.html</guid> 
            <description>&amp;nbsp;ABD Deniz Kuvvetleri'nin California eyaletinin San Diego kentinde bulunan Uzay ve Deniz Savaş Sistemleri Merkezi'nden (SPAWAR) Kimyager Pamela Mosier-Boss yaptığı a&amp;ccedil;ıklamada, &quot;Şimdiye kadar bildiğimize g&amp;ouml;re, ilk kez zayıf enerjili n&amp;uuml;kleer reaksiyonlardan, diğer bir deyişle soğuk f&amp;uuml;zyondan y&amp;uuml;ksek enerjili n&amp;ouml;tronlar &amp;uuml;retildi&quot; dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Eğer f&amp;uuml;zyon varsa, n&amp;ouml;tronlar g&amp;ouml;zlemlenmeli&quot; diyen bilim adamı, ancak ger&amp;ccedil;ek anlamda bir f&amp;uuml;zyon ortaya &amp;ccedil;ıkıp &amp;ccedil;ıkmadığını bilmediklerini, &amp;ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; bunun başka bir &amp;ccedil;eşit n&amp;uuml;kleer tepki olduğunu, buna karşın sonu&amp;ccedil;larının da &amp;ccedil;ok belirgin olduğunu kaydetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mosier-Boss araştırmalarla ilgili sonu&amp;ccedil;ları, hafta sonunda Salt Lake City'de toplanan American Chemical Society'nin yıllık toplantılarında a&amp;ccedil;ıkladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikalı kimyacılar Stanley Pons ve Martin Fleischmann, 20 yıl &amp;ouml;nce, bilimadamlarının temiz, ucuz ve t&amp;uuml;kenmez enerji kaynağı arayışlarının kutsal efsanesi, soğuk f&amp;uuml;zyonu yapmayı başardıklarını a&amp;ccedil;ıklamış, ancak bir&amp;ccedil;ok araştırma ekibinin bu deneyin sonu&amp;ccedil;larını tekrarlayamaması y&amp;uuml;z&amp;uuml;nden, bu a&amp;ccedil;ıklamanın inanılırlığı kalmamıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pamela Mosier-Boss'un &amp;ccedil;alışmalarını izleyen bilim adamlarıysa, betimlenen koşullarda n&amp;uuml;kleer f&amp;uuml;zyon işaretinin bulunmadığını, ancak yine de başka kaynaklardan gelen n&amp;ouml;tronların oluşumuyla bir f&amp;uuml;zyon oluşmuş olabileceğini, bu sonu&amp;ccedil;ların 20 yıldır bu alanda devam eden araştırmalar i&amp;ccedil;in &amp;ouml;nemli olduğunu belirtiyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mosier-Boss'un &amp;ccedil;alışmasındaki n&amp;ouml;tronların belki bir soğuk f&amp;uuml;zyondan değil, bilinmeyen yeni bir n&amp;uuml;kleer oluşumdan kaynaklanmış olabileceğini belirten bilim d&amp;uuml;nyası, bunun kimya ve fizik arasındaki yer alan yeni bir bilimsel araştırma sahası olduğuna d.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/soguk-nukleer-fuzyon-da-gelisme_39518421.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 24 Mar 2009 21:34:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Soğuğun insana faydaları!</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/sogugun-insana-faydalari_39451501.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/sogugun-insana-faydalari_39451501.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&amp;ldquo;Kriyoterapi&amp;rdquo; (buz tedavisi) adı verilen bu y&amp;ouml;ntemle v&amp;uuml;cuttaki &amp;ccedil;eşitli romatizma, eklem ağrıları ve şişlikler azaltılabiliyor. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; soğuk, damarları sıkıştırarak her t&amp;uuml;rl&amp;uuml; eklem ağrılarını &amp;ouml;nemli &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;de yok ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu y&amp;ouml;ntemi kliniklerde yaptıracağınız gibi tekniklerini &amp;ouml;ğrenerek evinizde de uygulayabilirsiniz. Bunun i&amp;ccedil;in ağrıyan b&amp;ouml;lgeniz &amp;uuml;zerine buz torbası koyarak kompres yapabilirsiniz. Soğuk, etkisini 20 dakika i&amp;ccedil;inde g&amp;ouml;sterecektir. Ancak buzu deriye doğrudan temas ettirmeden bir beze sararak uygulamak daha faydalı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Hematomları Yok Ediyor&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Soğuk kompres, damarlara doğrudan etki ederek yumuşak dokular arasında kanın toplanmasını yani hematomu azaltarak &amp;ouml;dem oluşumunu engelliyor. Bu y&amp;ouml;ntemden faydalanmak i&amp;ccedil;in uzmanın &amp;ouml;nerdiği bir s&amp;uuml;re ve sıklıkta ( 48 - 72 saat boyunca, genel-likle 1/2 - 1 saat arayla 8 - 10 dakika kadar) buzlu kompresin o b&amp;ouml;lge &amp;uuml;zerine uygulanması gerek.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Baş Ağrısında Etkili&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Uzmanlar soğuğun baş ağrısını gidermede de etkili olduğunu s&amp;ouml;yl&amp;uuml;yor. Bunun i&amp;ccedil;in başınızda ağrı olduğunda bir poşete buz doldurun ve ince bir beze sarılı bi&amp;ccedil;imde ağrıyan b&amp;ouml;lge &amp;uuml;zerinde uygulayın. Soğuk, hassas olan sinirleri uyuşturarak ağrıyı azaltacaktır. Diş ağrılarınız olduğunda da yanağınıza koyacağınız buz torbası ağrıyı dindirirecektir. haber7&lt;/p&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/sogugun-insana-faydalari_39451501.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 24 Mar 2009 07:52:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bizi kim kandırdı? Hani deprem önceden bilinmezdi?</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/bizi-kim-kandirdi-hani-deprem-onceden-bilinmezdi_34801931.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/bizi-kim-kandirdi-hani-deprem-onceden-bilinmezdi_34801931.html</guid> 
            <description>&quot;Depremler &amp;ouml;nceden bilinemez&quot; tezi tartışmaya a&amp;ccedil;ıldı. 10 yıldır deprem &amp;uuml;zerine araştırmalar yapan Eğitici Bilişim Teknolojileri Format&amp;ouml;r &amp;Ouml;ğretmeni Kadir S&amp;uuml;t&amp;ccedil;&amp;uuml;, bulduğu E-dalga y&amp;ouml;ntemiyle (Elektro manyetik enerji dalgalanması ) Marmara Denizi'ndeki depremlerle birlikte d&amp;uuml;nya &amp;uuml;zerinde de bir&amp;ccedil;ok &amp;ouml;nemli depremi tahmin etmeyi başardı. &amp;nbsp;E-dalga y&amp;ouml;ntemiyle 314, karıncalarla da 6800 isabetli tahminde bulunan S&amp;uuml;t&amp;ccedil;&amp;uuml;, bu &amp;ccedil;alışmalarını &amp;uuml;cretsiz olarak hem internet sitesinde (&lt;a href=&quot;http://www.dkos.org/&quot;&gt;www.dkos.org&lt;/a&gt;) yayınladı, hem de ilgili kurum ve kuruluşlara g&amp;ouml;nderdi.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;img src=&quot;http://www.netgazete.com/Images/News/563300_2.gif&quot; id=&quot;resim&quot; /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;UYDUDAN TAHMİN&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;NASA tarafından &amp;ccedil;ekilen uzay fotoğraflarını d&amp;uuml;nyadaki değişik meteoroloji istasyonlarının 'yağmur mu yağacak?',' kar mı yağacak ?' diyerek yakın takibe aldığını kendisinin ise 'nerede ka&amp;ccedil; b&amp;uuml;y&amp;uuml;kl&amp;uuml;ğ&amp;uuml;nde deprem olacak?' diyerek incelediğini s&amp;ouml;yleyen Kadir S&amp;uuml;t&amp;ccedil;&amp;uuml;, &quot; Havadaki bulutların hepsi birer yağmur bulutu değildir. Bu bulutlar fay hatlarından &amp;ccedil;ıkan enerjiyi işaret ediyor&quot; dedi. S&amp;uuml;t&amp;ccedil;&amp;uuml;, uydu fotoğrafları ile yapılan tahminlerde karada 10, denizde ise 5 g&amp;uuml;n &amp;ouml;ncesinden depremin işaretlerinin alındığını s&amp;ouml;yledi.&amp;nbsp;</description>
            <pubDate>Thu, 29 Jan 2009 01:10:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Gripken aspirin içmek öldürebiliyor!</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/gripken-aspirin-icmek-oldurebiliyor_33053391.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/gripken-aspirin-icmek-oldurebiliyor_33053391.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Prof. Dr. Ahmet Rasim K&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;kusta'nın yazısı &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kışın &amp;ccedil;ocuklarda ve gen&amp;ccedil;lerde g&amp;ouml;r&amp;uuml;len, &amp;ouml;l&amp;uuml;m ihtimali y&amp;uuml;ksek bir hastalık da Reye Sendromu&amp;rsquo;dur. Reye Sendromu, pek &amp;ccedil;ok organı ilgilendirse de, karaciğerde yağ birikimi, beyin i&amp;ccedil;i basın&amp;ccedil;ta aşırı y&amp;uuml;kselme hastalığın temel &amp;ouml;zellikleridir. Sendrom daha &amp;ccedil;ok grip nedeniyle aspirin alanlarda ortaya &amp;ccedil;ıkar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ge&amp;ccedil;en hafta biri doktor olan iki gen&amp;ccedil; insanın y&amp;uuml;ksek ateşli solunum yolları enfeksiyonundan sonra yaşamlarını yitirdikleri gazetelerde ve televizyonlarda yer aldı. &amp;Ouml;l&amp;uuml;m nedenleri hen&amp;uuml;z kesin olarak belli olmayan bu kişiler belki de Reye Sendromu&amp;rsquo;nun kurbanlarıydı. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml;, bu tablo en &amp;ccedil;ok grip nedeniyle aspirin ve diğer salisilat i&amp;ccedil;eren ağrı kesici-ateş d&amp;uuml;ş&amp;uuml;r&amp;uuml;c&amp;uuml; ila&amp;ccedil;ları alanlarda ortaya &amp;ccedil;ıkar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1963&amp;rsquo;DE TANIMLANDI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reye Sendromu, ilk kez 1963 yılında Avustralya'lı bir patalog olan Dr. Reye tarafından ayrı bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle beraber, grip, soğuk algınlığı ya da su&amp;ccedil;i&amp;ccedil;eği gibi viral enfeksiyonlar nedeniyle aspirin kullanan &amp;ccedil;ocuklarda ve gen&amp;ccedil;lerde risk &amp;ccedil;ok y&amp;uuml;ksektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir araştırmada Reye Sendromu olan &amp;ccedil;ocukların y&amp;uuml;zde 90'ının aspirin almış oldukları belirlenmiştir. Ger&amp;ccedil;ekten de Reye Sendromu&amp;rsquo;na grip salgınlarının daha &amp;ccedil;ok g&amp;ouml;r&amp;uuml;ld&amp;uuml;ğ&amp;uuml; aralık, Ocak, Şubat gibi kış aylarında daha &amp;ccedil;ok rastlanır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BULANTI, YORGUNLUK YAPAR &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reye Sendromu, grip gibi bir ateşli viral enfeksiyondan 1-14 g&amp;uuml;n sonra iki aşamalı bir .. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/gripken-aspirin-icmek-oldurebiliyor_33053391.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 07 Jan 2009 08:37:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>14 yıl daha genç olmanın 4 yolu</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/14-yil-daha-genc-olmanin-4-yolu_30627941.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/14-yil-daha-genc-olmanin-4-yolu_30627941.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;Bol bol hareket edin, sebze ve meyveyle beslenin, alkol ile sigarayı hayatınızdan &amp;ccedil;ıkarın ve olduğunuzdan daha gen&amp;ccedil; g&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;n.. &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;V&amp;uuml;cudunuzun saatini geri &amp;ccedil;evirmek istiyorsanız, g&amp;uuml;&amp;ccedil; ellerinizde! Bu ger&amp;ccedil;eği araştırmalar da kanıtladı. Orta yaşlı bir kişinin sahip olduğu d&amp;ouml;rt alışkanlık onu 14 yaş gen&amp;ccedil;leştirmeye denk geliyor. Bu da 50 yaşındaki bir kişinin v&amp;uuml;cut yaşının aslında 36 olabileceğini g&amp;ouml;steriyor. İşte uygulamanız gereken 4 kolay strateji: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Hareket edin: Evet bunu her zaman s&amp;ouml;yl&amp;uuml;yoruz ama her hafta anti-aging'e yardımcı olabilmesi i&amp;ccedil;in &amp;uuml;&amp;ccedil; fiziksel aktiviteyi d&amp;uuml;zenli olarak yapmalısınız. Bu &amp;uuml;&amp;ccedil; fiziksel aktiviteler şunlar; y&amp;uuml;r&amp;uuml;mek, g&amp;uuml;&amp;ccedil; egzersizleri, (Ağırlık kullanarak) y&amp;uuml;zme, bisiklete binme, aerobik, jogging gibi kalp ritmini hızlandıran egzersizler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Diyetinizi sebze ve meyvelerle doldurun: Her &amp;ouml;ğ&amp;uuml;nde renkleri sayın. &amp;Ouml;ğ&amp;uuml;nlerinizde en az &amp;uuml;&amp;ccedil; renk olmalıdır. Ama beyaz ve kahverengiyi bu &amp;uuml;&amp;ccedil; renge dahil etmeyin. Domatesin kırmızısı, limonun sarısı ya da marulun yeşilini tercih edin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Alkol konusunda kalbinizle dost olun ve dikkatli davranın:&amp;nbsp; &amp;Ouml;zellikle, ailesinde g&amp;ouml;ğ&amp;uuml;s kanseri olan kadınlara i&amp;ccedil;ki i&amp;ccedil;meyi kesinlikle &amp;ouml;nermiyoruz. Ayrıca ailesinde uyuşturucu ve alkol bağımlılığı yaşayanların da alkolden uzak durması gerekiyor. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;4- K&amp;ouml;t&amp;uuml; alışkanlıklardan uzak durun: &amp;Ouml;rneğin siz i&amp;ccedil;meseniz bile etrafınızda i&amp;ccedil;ilen sigaralar size de &amp;.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/14-yil-daha-genc-olmanin-4-yolu_30627941.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 07 Dec 2008 12:07:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Etin üzerine soda saatli bomba </title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/etin-uzerine-soda-saatli-bomba_30627711.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/etin-uzerine-soda-saatli-bomba_30627711.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;S&amp;ouml;z konusu beslenme olunca her bayram aynı manzara karşımıza &amp;ccedil;ıkıyor: Bol akraba ziyareti, bol ziyafet, tatlılar, ikramlar; kısaca mide ve sindirim sistemimiz tam bir işgalle karşılaşıyor. Hele ki Kurban Bayramı olunca neredeyse d&amp;ouml;rt &amp;ouml;ğ&amp;uuml;n kırmızı et t&amp;uuml;ketiyoruz. Her ne kadar &amp;lsquo;can boğazdan gelir&amp;rsquo; denilse de can, boğazdan gidebiliyor! Sadece kalp ve tansiyon hastaları veya yaşlılar değil, sağlıklı olan herkes i&amp;ccedil;in b&amp;ouml;ylesi bir beslenme s&amp;uuml;reci ciddi sıkıntılara yol a&amp;ccedil;abiliyor. İple &amp;ccedil;ektiğiniz bayram tatiliniz sağlık sorunlarıyla g&amp;ouml;lgelensin istemiyorsanız uzmanlara kulak vermelisiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KURBAN Bayramı&amp;rsquo;ndaki dokuz g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k tatile, uzun ziyaretler ve ikramlar eklenince midemiz a&amp;ccedil;ısından tehlike &amp;ccedil;anları &amp;ccedil;alıyor. Adı &amp;uuml;st&amp;uuml;nde, Kurban Bayramı; et, sofraların olmazsa olmazı... Ancak protein kaynağı olarak v&amp;uuml;cudumuza pek &amp;ccedil;ok faydası olan bu gıda, t&amp;uuml;ketiminin artmasıyla beraber zararlı hale geliyor. &amp;Ouml;zellikle kalp, tansiyon ve şeker hastaları i&amp;ccedil;in bu s&amp;uuml;re&amp;ccedil; riskli. Y&amp;uuml;ksek tansiyon ve kalp krizi riski, tehlikelerden bazıları. Sağlık sorunu bulunmayan kişilerde gastrit, hazımsızlık sorunu ortaya &amp;ccedil;ıkıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEHLİKELİ İ&amp;Ccedil;ECEK &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HazImsIzlIĞa karşı soda i&amp;ccedil;mek gerek diyorsanız, yanılıyorsunuz. International Hospital İ&amp;ccedil; Hastalıkları Uzmanı Dr.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/etin-uzerine-soda-saatli-bomba_30627711.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 07 Dec 2008 12:05:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>'Sabit telefonlar' susturulacak</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/sabit-telefonlar-susturulacak_26877281.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/sabit-telefonlar-susturulacak_26877281.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;&lt;p&gt;İnternetciler, Telekom'un fahiş fiyatlarını protesto etmek i&amp;ccedil;in dev bir protesto kampanyası başlattı.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Elektronik posta adresi olanlara mutlaka gelmiştir. İnternetciler, Telekom'un fahiş fiyatlarını protesto etmek i&amp;ccedil;in dev bir protesto kampanyası başlattı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E postada Telekom'un tarifesi ayrıntılı olarak aktarıldıktan sonra vatandaşlardan Telekom'u protesto ama&amp;ccedil;lı 1 Kasım 2008 G&amp;uuml;n&amp;uuml; sabit telefonların susturulması isteniyor. İşte internet d&amp;uuml;nyasında dalga dalga yayılan bu e postadaki kampanyaya &amp;ccedil;ağrı metni: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 Kasım 2008 g&amp;uuml;n&amp;uuml; sabit telefonları susturuyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ev telefonundan 3.90 YTL lik g&amp;ouml;r&amp;uuml;şme yapılıyor. Telefon faturasının TOPLAM tutarı 19.25 YTL oy oy oy bu ne. Bu ne biliyor musunuz? Kış uykusuna pardon kış uykusuna değil koyun uykusuna yatırıldığımızın aslında yattığımızın resmidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabit &amp;uuml;cret: 10,43 YTL. Bu rakam konuşsan da konuşmasan da faturana yansıtılıyor... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KDV matrahı: 14.54 bu ne anlam taşıyor vallahi billahi bilmiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katma Değer Vergisi: 2.62 &amp;uuml;steki KDV ile alttaki sanki aynı biri diğerinin kısaltılmış hali. Neden ikisi de kısaltılmış olarak yazılmamış. Ya da ikisi de uzun hali ile yazılmamış &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;Ouml;zel iletişim vergisi: 2.18 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplam uyuma parası: 19.25 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında Telekom Panikte. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; vatandaş uyanıyor. Sabit telefonlar birer birer iptal ediliyor. Bu nedenle rekl&amp;acirc;mlara başlamış Telekom. Ama yılda 2 milyar dolar kar yapıyormuş Telekom. &amp;hellip;&amp;hellip;&amp;hellip;&amp;hellip;&amp;hellip;&amp;hellip; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi &amp;uuml;nl&amp;uuml; komedyen standap uzmanı bu &amp;ouml;zelliğini halkı kandırmak i&amp;ccedil;in kullanıyor. CEM YILMAZ bu işten iyi para kazanmışa benziyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;(YENİ NUMARASI 11811) &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kontrol ettik, 118 den bilinmey.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/sabit-telefonlar-susturulacak_26877281.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 23 Oct 2008 20:21:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hayvanlar neden kış uykusuna yatarlar?</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/hayvanlar-neden-kis-uykusuna-yatarlar_26827821.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/hayvanlar-neden-kis-uykusuna-yatarlar_26827821.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;Kış mevsimi yaklaştık&amp;ccedil;a, hava soğur, g&amp;uuml;nler kısalır, yapraklar renk değiştirir ve yere d&amp;uuml;şerler, kar toprağın &amp;uuml;zerini kaplar. İnsanlar sıcak alışveriş merkezlerinde ihtiya&amp;ccedil;larını alıp, sıcak arabalarında, sıcak evlerine gelirler. &amp;Uuml;zerlerine kazaklar, hırkalar giyerler. İyi de, tabiatta doğal ortamda yaşayan hayvanlar kışı nasıl ge&amp;ccedil;irir, hi&amp;ccedil; d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml;n&amp;uuml;z m&amp;uuml;?&lt;br /&gt;Bir kısmı daha ılıman yerlere g&amp;ouml;&amp;ccedil;erler. Bu konuda kuşlar ve balıklar avantajlıdır. Bazıları kendilerini kışa adapte ederler, daha kalın yeni t&amp;uuml;yler &amp;ccedil;ıkarırlar. Hatta bazı tavşan t&amp;uuml;rlerinde karda saklanabilmek i&amp;ccedil;in t&amp;uuml;yler beyazlaşır. Bazıları yiyeceklerini &amp;ouml;nceden depoladıkları bir sığınak bulurlar. Bazıları da toprakta derin t&amp;uuml;neller a&amp;ccedil;arlar ama bazıları i&amp;ccedil;in de kış mevsimini uyuyarak ge&amp;ccedil;irmekten başka &amp;ccedil;are yoktur.&lt;br /&gt;Genellikle ayıların kış uykusuna yattıkları bilinir ama bu doğru değildir. Ger&amp;ccedil;i ayılar kışın mağaralarda uzun uzun uyurlar ama bu kış uykusu değildir. Daha doğrusu kış uykusu bir &amp;ccedil;eşit uyku değildir. Normal canlılarda uyanıkken ve uyku halindeyken, v&amp;uuml;cut ısısında ve metabolizmanın &amp;ccedil;alışmasında ciddi bir fark yoktur. Oysa kış uykusu, hayvanların hayat ile &amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml; ayıran &amp;ccedil;izgiye kadar gelmeleri şeklinde tanımlanabilir.&lt;br /&gt;Bazı hayvanların kış uykusuna yatmalarının iki sebebi vardır: Havanın &amp;ccedil;ok soğuması ve yiyecek bulma g&amp;uuml;&amp;ccedil;l&amp;uuml;ğ&amp;uuml;. Soğuk havada yaşayabilmek i&amp;ccedil;in hayvanların daha &amp;ccedil;ok enerjiye ihtiya&amp;ccedil; duymalarına rağmen karlı kış g&amp;uuml;nlerinde yiyecek bulma imkanı azalır. Kış uykusu bu zor mevsimde hayvanın enerji ihtiyacını azaltır, enerji tasarrufu sağlar.&lt;br /&gt;Kış uykusu bildiğimiz şekilde uyumak değildir. Buna bilim dilinde 'hibernasyon' diyorlar. V&amp;uuml;cut ısısının ortam sıcaklığına d&amp;uuml;şt&amp;uuml;.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/hayvanlar-neden-kis-uykusuna-yatarlar_26827821.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 23 Oct 2008 08:11:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Uyurken beynimizde neler oluyor?</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/uyurken-beynimizde-neler-oluyor_26755321.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/uyurken-beynimizde-neler-oluyor_26755321.html</guid> 
            <description>Eğer bir insanın başına 'elektroensephalograf' (ezberlemeniz gerekmez!) adını taşıyan bir cihaz bağlarsanız, o insanın yaydığı beyin dalgalarını kaydedebilirsiniz. Uyanık ve hareketsiz durumdaki bir insanın beyni, saniyede 10 kez salınım yapan 'alfa' dalgaları yayar. Hareketli bir insanın beyni ise, şahmını iki kez fazla olan 'beta' dalgalan yayar.&lt;br /&gt;Uyku sırasında ise beyin, salınımları &amp;ccedil;ok daha az olan iki t&amp;uuml;r dalgayı, 'teta' ve 'delta' dalgalarını yayar. 'Teta' dalgalarının sa-lınımı saniyede 3.5 ila 7 arasında olup, 'delta' dalgalarmınki saniyede 3.5'tan azdır.&lt;br /&gt;İnsanın uykusu derinleştik&amp;ccedil;e, beyin dalgaları da yavaşlar. İnsanda en derin ve uyandırılmasmın en zor olduğu uyku zamanında, beyin artık 'delta' dalgaları yaymaya başlamıştır.&lt;br /&gt;Şimdi geldik işin en ilgin&amp;ccedil; y&amp;ouml;n&amp;uuml;ne. İnsan gece uykudayken &amp;ccedil;eşitli zamanlarda beklenmeyen şeyler oluşur. İngilizce'deki 'Hızlı G&amp;ouml;z Hareketleri' kelimelerinin baş harflerinden alınarak 'REM' uykusu da denilen ve insanların &amp;ccedil;oğunluğunda bir gecede 3-5 kez g&amp;ouml;r&amp;uuml;len bu safhada, beyin dalgaları uyanık bir insa-nınki kadar hızlanır.&lt;br /&gt;Bir insanı veya bir k&amp;ouml;peği REM uykuları sırasında seyrederseniz, g&amp;ouml;zlerinin &amp;ouml;ne ve arkaya hızla titrediğini g&amp;ouml;r&amp;uuml;rs&amp;uuml;n&amp;uuml;z. REM uykusu safhasında k&amp;ouml;peklerin &amp;ccedil;oğunda, insanların ise bir kısmında, kollarda, bacaklarda ve y&amp;uuml;z kaslarında seğirmeler de g&amp;ouml;r&amp;uuml;lebilir.&lt;br /&gt;R&amp;uuml;ya REM uykusu safhasında olur. Bu safhadaki bir insanı uyandırırsanız, r&amp;uuml;yasını &amp;ccedil;ok canlı olarak hatırlar ve anlatabilir. REM safhası dışındaki uykularda insanlar genellikle r&amp;uuml;ya g&amp;ouml;rmezler.&lt;br /&gt;Geceleri iyi bir uyku &amp;ccedil;ekebilmek i&amp;ccedil;in, hem REM, hem de bunun dışındaki safhaların birlikte yaşanması gereklidir. REM kısmı uyku s&amp;uuml;resinin y&amp;uuml;zde 25 kadarını kapsamalıdır. Normal uykudaki bir REM veya r&amp;uuml;ya b&amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;u.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/uyurken-beynimizde-neler-oluyor_26755321.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 22 Oct 2008 09:12:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Vurgun yemek nasıl olur?</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/vurgun-yemek-nasil-olur_26755241.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/vurgun-yemek-nasil-olur_26755241.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;İnsanlar y&amp;uuml;zyıllardır su altına sadece zevk veya merak i&amp;ccedil;in değil, inci, mercan, s&amp;uuml;nger gibi şeyleri &amp;ccedil;ıkarıp, ge&amp;ccedil;imlerini sağlamak i&amp;ccedil;in de dalmışlardır.&lt;br /&gt;Deniz seviyesinde hava basıncı l atmosferdir. İnsan v&amp;uuml;cudunun solunum ve dolaşım sistemi bu basınca ayarlıdır. Ancak suyun i&amp;ccedil;inde, derine gittik&amp;ccedil;e, her 10 metrede basın&amp;ccedil; l atmosfer daha artar. 30 metre derinlikte su basıncı 3 atmosferdir, yani bu derinlikte v&amp;uuml;cudumuzun her santimetrekaresine suyun yaptığı basın&amp;ccedil;, y&amp;uuml;zeye oranla &amp;uuml;&amp;ccedil; mislidir.&lt;br /&gt;Hi&amp;ccedil;bir gere&amp;ccedil; kullanmadan, 30 metre derinliğe inildiğinde, akciğer kapasitesi d&amp;ouml;rtte birine d&amp;uuml;şer, kan basıncı artar, v&amp;uuml;cut ısısı d&amp;uuml;şt&amp;uuml;ğ&amp;uuml;nden kalbin atış hızı artar, bilin&amp;ccedil; bulanıklığı başlar. Bu nedenle yardımcı gere&amp;ccedil; kullanmadan 30 metrenin altına inmek tehlikelidir.&lt;br /&gt;Ancak t&amp;uuml;ple dalışın da kendine &amp;ouml;zg&amp;uuml; sorunları vardır. Derinde dış basıncın y&amp;uuml;ksek olmasından dolayı t&amp;uuml;pten solunan havanın i&amp;ccedil;indeki oksijen, azot gibi gazlar, dokulara daha k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;lm&amp;uuml;ş bir hacimle dağılırlar.&lt;br /&gt;Eğer su y&amp;uuml;zeyine s&amp;uuml;ratle &amp;ccedil;ıkılırsa, basıncın azalmasıyla bu gazlar da s&amp;uuml;ratle genleşir. Oksijen dokularda kullanıldığından sorun yaratmaz, ama &amp;ouml;zellikle azot gazı damarlarda s&amp;uuml;ratle genleşerek, damar tıkanıklığı, akciğer yırtılması ve hatta fel&amp;ccedil; gibi &amp;ouml;nemli v&amp;uuml;cut hasarlarına yol a&amp;ccedil;ar.&lt;br /&gt;Bu şekilde vurgun yiyenler, s&amp;uuml;ratle basın&amp;ccedil; odalarına alınırlar. Burada tekrar vurgun yediği derinlikteki basın&amp;ccedil; verilir ve dengeli olarak azaltılır. Bir başka &amp;ouml;nlem de vurgun yiyeni, aynı derinliğe tekrar indirmektir.&lt;br /&gt;Vurgun yememek i&amp;ccedil;in y&amp;uuml;zeye yavaş &amp;ccedil;ıkmalı, hatta belirli de-, rinliklerde beklenmelidir. İdeal &amp;ccedil;ıkış hızı dakikada 20.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/vurgun-yemek-nasil-olur_26755241.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 22 Oct 2008 09:09:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>46 yıl süren hamilelik!</title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/46-yil-suren-hamilelik_23618901.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/46-yil-suren-hamilelik_23618901.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;46 yıl &amp;ouml;nce doğurdu ama acıları yeniden başlayınca korkun&amp;ccedil; ger&amp;ccedil;ekle karşılaştı. Kadının 46 yıl &amp;ouml;nce hamile kaldığı bebek i&amp;ccedil;eride taş kesilmişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Five TV'nin haberine g&amp;ouml;re; 1955'te, Kazablanka'nın bir k&amp;ouml;y&amp;uuml;nde yaşayan Zehra Ebu Talip, ilk &amp;ccedil;ocuğuna hamile kalır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZEHRA BEBEĞİ DOĞURMUYOR &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum sancıları tutan Zehra hastaneye kaldırıldı. Aradan 48 saat ge&amp;ccedil;miştir ama hala bebek doğmamıştır. Doktorlar &quot;sezaryen şart&quot; derler. Ancak Zehra korkmaktadır. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; bir başka kadının sezaryenle doğum yaparken &amp;ouml;ld&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n&amp;uuml; g&amp;ouml;rm&amp;uuml;şt&amp;uuml;r. Doğum yapmadan hastaneden ka&amp;ccedil;ar... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zehra'nın doğum sancıları g&amp;uuml;nlerce devam eder. Ama birka&amp;ccedil; g&amp;uuml;n sonra Birka&amp;ccedil; g&amp;uuml;n sonra bebek hareket etmeyi keser ve acı diner. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAMİLELİĞİNİ &quot;UNUTUYOR&quot;! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fas geleneklerine g&amp;ouml;re, bebek anne karnında sırf annenin onurunu korumak i&amp;ccedil;in uyuyabilir. Zehra da bebeğinin uykuya daldığına inanır ve hamileliği aklından silip &amp;ccedil;ıkarır. 3 &amp;ccedil;ocuk evlat edinir, kendisine torunlar bahşedilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;75 YIL SONRA YENİDEN SANCILANIYOR &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan &amp;ccedil;ok uzun zaman ge&amp;ccedil;er. Zehra 75 yaşına gelmiş ve acıları yeniden başlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlatlıklarından biri bu durumdan endişelenir ve annesini hemen bir uzmana, Rabat`a g&amp;ouml;t&amp;uuml;r&amp;uuml;r. Dr Taibi Quazzani karın şişkinliğinin yumurtalıktan kaynaklanan bir t&amp;uuml;m&amp;ouml;rden dolayı olduğunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nerek, Zehra`ya ultrason &amp;ccedil;ekimini uygun g&amp;ouml;r&amp;uuml;r. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KARINDAKİ BEBEK TAMAMEN KİRE&amp;Ccedil;LENMİŞ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ultrason sonucunda kendisinin de a&amp;ccedil;ıklayamadığı bir k&amp;uuml;tle vardır. Zehra`yı bir radyograf uzmanına havale ederek onun da fikrini almak ister. İkinci bir uzman incelemesinden sonra karın b&amp;ouml;lgesin.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/46-yil-suren-hamilelik_23618901.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 07 Sep 2008 01:19:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İnsan Mucizesi: Vücudumuzdaki Su Dengesi Nasıl Korunuyor? </title>
            <link>http://bloving.blogcu.com/insan-mucizesi-vucudumuzdaki-su-dengesi-nasil-korunuyor_23617951.html</link>
            <guid>http://bloving.blogcu.com/insan-mucizesi-vucudumuzdaki-su-dengesi-nasil-korunuyor_23617951.html</guid> 
            <description>&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;http://www.blogcu.com/images/Article/insan_mucizesi__vucudumuzdaki_su_dengesi_nasil_korunuyor_tr.jpg&quot; alt=&quot;İnsan Mucizesi: V&amp;uuml;cudumuzdaki Su Dengesi Nasıl Korunuyor?&quot; /&gt;V&amp;uuml;cudumuzdaki su miktarının biz uyurken bile dengede tutulması neden &amp;ouml;nemlidir? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;m&amp;uuml; yapan &amp;ouml;zel algılayıcıların acil bir durumda salgıladığı ADH hormonu, su dengesini nasıl sağlar? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su, insan v&amp;uuml;cudu i&amp;ccedil;in b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir &amp;ouml;nem taşır. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; insan v&amp;uuml;cudundaki su miktarının %10'u kaybedilirse insan i&amp;ccedil;in hayati bir tehlike oluşmaya başlar. Bu tehlikenin oluşmaması i&amp;ccedil;in; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Her g&amp;uuml;n yediğimiz besinler ve i&amp;ccedil;tiğimiz sıvılarla v&amp;uuml;cudumuza ka&amp;ccedil; litre su aldığımız, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bu suyun ne kadarını v&amp;uuml;cudumuzdan attığımız, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kanımızda ne kadar su bulunduğu, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Dokularımızdaki su oranı, g&amp;uuml;n&amp;uuml;n her saniyesi takip edilmesi gereken oranlardır.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;Eğer bu hesaplamaları teker teker yapma g&amp;ouml;revi bir insana verilmiş olsaydı, g&amp;ouml;revi alan kişi başka hi&amp;ccedil;bir işle ilgilenmeden b&amp;uuml;t&amp;uuml;n zamanını bu g&amp;ouml;reve ayırmak zorunda kalırdı. Bunun i&amp;ccedil;in &amp;ccedil;ok gelişmiş bir laboratuvara ihtiya&amp;ccedil; duyar, gece g&amp;uuml;nd&amp;uuml;z hi&amp;ccedil; aralık vermeden kanındaki gelişmeleri g&amp;ouml;zlemlemek zorunda kalırdı. Ancak hi&amp;ccedil; kimsenin bedeninde bulunan su miktarını &amp;ouml;l&amp;ccedil;meye ihtiyacı yoktur. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; Y&amp;uuml;ce Allah her insanın bedeninde, v&amp;uuml;cudunda bulunan su miktarını ayarlayan ve d&amp;uuml;zenleyen &amp;ccedil;ok &amp;ouml;zel bir sistem yaratmıştır. Bu sayede insanların binbir g&amp;uuml;&amp;ccedil;l&amp;uuml;kle yerine getirecekleri (hatta b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir ihtimalle getiremeyecekleri) su miktarını &amp;ouml;l&amp;ccedil;me g&amp;ouml;revini, k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;c&amp;uuml;k h&amp;uuml;creler b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir ustalıkla yerine getir.. ( &lt;a href=&quot;http://bloving.blogcu.com/insan-mucizesi-vucudumuzdaki-su-dengesi-nasil-korunuyor_23617951.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 07 Sep 2008 01:04:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://bloving.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>